FESLEĞEN (OCİMUM BASİLİCUM)

Saygıdeğer Okuyucularım;

Bu yazımda sizlerle fesleğen çiçeği ile ilgili bilgileri paylaşacağım. Diğer bir adı da “reyhan” olan bu çiçek, ülkemizde çok bilinen ve sevilen çiçeklerdendir. Fesleğenin yapraklarının güzel kokusu nedeniyle balkon, pencere kenarlarında ve bahçelerde bolca bulundurulmaktadır. Fesleğenin büyük yapraklı, küçük yapraklı ve mor yapraklı türleri vardır. Fesleğenin ana yurdu, Hindistan’dır ve mevsimlik bir bitkidir.

Ayrıca fesleğen yaprakları yemeklerde, çorbalarda, salatalarda, makarnalarda ve tıp alanlarında bolca kullanılmaktadır. Fesleğen saksıları, güneş olan yerlere konulmalı ve ayrıca saksı toprağı susuz bırakılmamalıdır. Susuz kalan fesleğen yapraklarında senme ve sararma meydana gelmektedir. Çok fazla sulamak da fesleğenin çürümesine neden olabilir. Bu bakımdan saksı toprağı; ne çok susuz, ne de çok sulu olmalıdır. Orta kararda, toprağının nemli olarak tutulması en uygun olanıdır. Fesleğeninin kartlaşıp tohuma kalkmaması için fazla uzayan dalları, uçlarından kesilerek hem taze ve genç kalması sağlanmış olur; hem de top şekle sokularak büyümesi sağlanır.

Böyle güzel, kokusu hoş, görünüşü ve rengi hoş, tıp alanında da bir çok faydası olan bu bitkiyi tohumlarıyla kolaylıkla yetiştirebiliriz. Fesleğen tohumlarını yer ve zaman durumuna göre Nisan ve Mayıs Aylarında camekanlara, sıcak yastıklara veya kasalara ekebiliriz. Burada gelişen fesleğen fideleri, üç veya dört yaprak olunca buralardan sökülerek saksı büyüklüğüne göre birer, ikişer adet veya daha fazla ekerek buralarda gelişmeleri sağlanır. Ancak ekilen fesleğenlerin mesafeleri yirmi santim kadar olmalıdır. Bahçelerimizin de uygun alanlarına fesleğen ekerek güzel bir görünüm oluşturabiliriz; ancak bahçelere dikilecek fesleğenlerin gölge yere, ağaç altlarına mümkün oldukça dikilmemeli; güneşli alanlara dikilmelidir. Fesleğenin dikileceği toprak harcı; funda toprağı, mil ve yanmış çiftlik gübresi karışımı olmalıdır.

Bir başka konu ve yazımda buluşmak üzere…

Saygılarımla,

İbrahim Tınaztepe