JAPON AYVASI (BAHAR DALI)

Saygıdeğer okuyucularım;

Bu yazımda sizlerle Japon Ayvası ile ilgili bilgileri paylaşacağım. Japon ayvasının bir diğer adı  “Bahar Dalı” olup,  Latincesi “Cydonia Japonica”dır. Birçok bitkinin yaprağını döktüğü ve çiçeklerinin olmadığı Ocak Ayı’nda Japon Ayvası, kırmızımsı pembe renkte bol şekilde çok güzel çiçekler açmaktadır. Açan bu çiçekler, Bahar Ayı ortalarına kadar bitki üzerinde canlılıklarını korumaktadırlar. Çiçeklenme, yapraklanmadan önce veya yapraklanma ile birlikte meydana gelmektedir.

Japon Ayvası, sık dallı ve kuvvetli gelişen bir bitkidir. Ayrıca gövde kısımlarında dikenleri bulunmaktadır. Japon Ayvası; çiçekleri açıp geçtikten sonra ufak elma büyüklüğünde, koyu yeşil renkte meyveler vermektedir. Bu meyveler de bitki üzerinde güzel bir görünüm oluşturmaktadır. Japon Ayvası’nı ev bahçelerimize, park ve bahçelere tek tek veya gruplar halinde dikebiliriz. Ayrıca ev bahçelerimizin etrafında, park ve bahçelerde çit amaçlı olarak da kullanabiliriz. Japon Ayvası’nı budamayıp kendi haline bıraktığımız zaman beş veya altı metreye kadar boyanabilir. Boylanması istenmeyen durumlarda makasla kesilerek istenilen boyda kısaltılır veya değişik şekiller de verilebilir. Japon Ayvası’nı tohumundan ve dallarından çelik yaparak üretebiliriz; ayrıca Japon Ayvası’nın dibinden çıkan filizleri köklü olarak söküp başka yerlere dikerek çoğaltma yapabiliriz. Çoğaltma işlemini, içinde bulunduğumuz günlerde yapabiliriz. Çelikle yapılacak çoğaltmada çeliklerin boyları, on beş ve yirmi santim boylarında olmalıdır. Yapılacak çelikler; düz adi çelik yapılmayıp da ökçeli çelik yapıldığında tutma oranı, daha fazla olacaktır.

Japon Ayvası’nın dibine her sene Sonbahar’da çiftlik gübresi konarak bellenmelidir. Böyle yapıldığı zaman hem bitkimiz sağlıklı olacaktır; hem de açan çiçekleri daha iri ve uzun ömürlü olacaktır. Buna ek olarak, dibi devamlı nemli tutulmalı; susuz bırakılmamalıdır. Bilhassa üzerinde çiçekleri olduğu dönemlerde bu duruma daha fazla önem verilmelidir.

Bir başka konu ve yazımda buluşmak üzere…

Saygılarımla,

İbrahim Tınaztepe