MEYVE FİDANI ve DÖLLEYİCİLER

Saygıdeğer okuyucularım;

Bu yazımda sizlerle meyve fidanları ve bunların dölleyicileri ile ilgili bilgileri paylaşacağım.

İçinde bulunduğumuz ayda, topraklı ve topraksız her çeşit meyve fidanı sökülüp dikmekte veya fidanlıklarda satışları yapılmaktadır; ancak meyve fidanı alırken dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan biri de alacağımız meyve fidanının dikildiği zaman, tek başına ve kendi kendine meyve verip vermeyeceğini bilmektir. Eğer kendi başına meyve vermeyen bir meyve fidanı almışsak, onun yanına bir adet de dölleyici fidan alınması gerekir. Eğer böyle yapılmazsa alınan meyve fidanı hiçbir zaman meyve vermeyecektir. Örnek vermek gerekirse; bir adet dişi kivi fidanı aldığımız zaman yanına bir adet de erkek kivi fidanı alınması gerekir veya çok fazla fidan dikilecekse, bunların onda biri dölleyici fidan olarak alınıp aralarına dikilmesi gerekir.

Elma fidanı çeşitlerinin bazıları da böyledir. Eğer bir adet Starking elma fidanı almış isek yanına da bir adet Golden elma fidanından tozlayıcı olarak alınması gerekir; aksi halde Starking elması da tek başına meyve vermemektedir. Eğer Golden elma fidanını tek başına dikersek; bu çeşit kendine verimli olduğundan dolayı meyve vermektedir. Bazı kiraz fidanı çeşitleri de dölleyici olmadan meyve vermemektedirler. Mesela “0900- ziraat” çeşidi kiraz fidanı aldığımız zaman yanına da bir adet “Regina” çeşidi kiraz fidanını dölleyici olarak almamız gerekir veya Kütahya vişnesi de alındığı zaman aynı işi görmektedir. Aksi halde aldığımız kiraz fidanı tek başına meyve vermeyecektir. Eğer “Stella” çeşidi kiraz fidanı aldıysak; bu çeşit, kendine verimli olduğundan dolayı tek başına meyve vermekte ve ayrıca dölleyiciye gerek kalmamaktadır. Daha birçok meyve fidanı çeşitleri, dölleyici olmadan meyve vermedikleri için saygıdeğer Okuyucularım’ın söz konusu bu durumu göz önünde bulundurarak, meyve fidanı alırken tek başına meyve vermeyen fidanın yanına dölleyici çeşidine de almalarını unutmamaları gerekmektedir.

Meyvelerinizin bol olması dileğiyle; bir başka konu ve yazımda buluşmak üzere…

Saygılarımla,

İbrahim Tınaztepe