YABANİ GÜLLERİN GÖZ AŞISI YAPILACAK DURUMA HAZIRLANMASI

Saygıdeğer Okuyucularım;

Bu yazımda sizlerle “yaprak aşısı (göz aşısı)” yapılmak üzere dikilmiş olan yabani güllerin aşı zamanına hazırlanması ile ilgili bilgileri paylaşacağım.

Geçtiğimiz Sonbahar’da veya Kış Aylarında dikilen yabani güllerin aşıları, Mayıs Ayından başlayarak Ağustos Ayının sonuna kadar yapılmaktadır. Ancak aşılanacak gülleri, aşılama zamanına kadar aşıya uygun hale getirilmelidirler. Bu bakımdan aşı yastıklarına dikilen yabani güllerin diplerinde çıkan bütün yabani otlar sık sık çapalanarak, temiz bir halde tutulmalıdır. Aşılama zamanına kadar yastıklara dikilmiş olan yabani güllerin gövde kalınlıkları, ortalama kurşun kalem kalınlığında olmalıdırlar. Ayrıca aşı yabani gül yastıkları, aşılama zamanına kadar devamlı nemli tutulmalı; susuz bırakılmamalıdır. Böyle yapıldığı zaman, aşı yapılacak yabani güllerin gövde kabukları rahatlıkla kalkacak ve aşı gözüne iyi bir şekilde yerleşecektir.

Kabukları iyi bir şekilde kalkan ve gövde suları iyi olan yabani güllerin aşıları da en güzel şekilde tutmakta ve fazla kuruma olmamaktadır. Eğer yabani gül dikili yastıklara su verilmez de güllerin dipleri nemsiz ve kuru kalır ise bu durumlarda aşı yapılacak olan yabani güllerin kabukları istendiği gibi kalkmamakta, zor kalkmakta veya yırtılmaktadırlar. Bu durumda olan yabani güllere aşı yapıldığı zaman, aşıların çok az bir kısmı tutmaktadır veya hiç tutmamaktadır. Bu bakımdan yapılacak aşıların en güzel bir şekilde tutması ve emeklerin boşa gitmemesi için bu durumlara dikkat edilmelidir. Yabani güllerin aşıları yapılıp bittikten sonra fazla sulama yapılmamalıdır; toprağın hafif nemli olması yeterli olacaktır. Aksi halde; çok sulama, yabani gülleri kuvvetlendirip gövdelerin fazla kalınlaşmasına sebep olacaktır. Böyle durumlarda da aşı boğulmakta veya gövde, aşıyı atmaktadır. Ayrıca, zaman zaman yabani güllerin yapraklarında yeşil bitler oluşmaktadır. Bu bitler göründüğünde bunları öldüren ilaçlar da alınıp zirai mücadele yapılmalıdır.

Bir başka konu ve yazımda buluşmak üzere…

Saygılarımla, İbrahim Tınaztepe