ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİ VE ERİK BUDAMASIYLA İLGİLİ ÖNEMLİ ve TEKNİK BİTKİLER

Saygıdeğer Okuyucularım;

Bu yazımda, sizlerle erik yetiştiriciliği ve erik budamasıyla ilgili önemli bilgileri paylaşacağım.

Erik, Ülkemiz’in birçok kesiminde yetişen en güzel meyvelerden biridir. Eriğin yüzde sekseni veya doksanı su olduğundan genellikle taze olarak tüketilmektedir. Ayrıca erikten reçel, marmelat, pestil, erik şırası ve erik suyu gibi değişik yiyecek ve içecekler de yapılmaktadır. Bazı çeşitleri de kurutmalık olarak değerlendirilmektedir. “Kastarcı” veya “Can Eriği” dediğimiz sofralık erikler, taze olarak yenen en erkenci çeşitlerdir; lezzeti, tatlı ve suludur. Piyasada hiç erik olmadığından dolayı, yüksek fiyatla alıcı bulmaktadır.

Erik, bölge durumlarına göre uygun çeşitler seçilerek dikilmelidir. Eriğin en uygun yetiştirme şekli aşı ile yapılanıdır. Bazı çeşit erikler, tohumla yetişse de ileriki yıllarda kendi özelliklerini kaybedebilirler. Erik; Bahar’da erken çiçek açtığından dolayı soğuklardan, sisten ve kırağılardan zarar görmesi sebebiyle çiçek donması veya çiçek yanması gibi durumlar olabilir. Bu durum, mahsul verecek erik ağaçlarını oldukça etkiler. Bu bakımdan erik bahçesi kurarken; bilhassa Güney kısma bakan arazileri seçmek, en sağlıklısıdır. Erik ağacını, fazla killi ve taban suyu yüksek olan yerlere dikmemeliyiz. Süzek ve tınlı topraklar, erik için en uygun topraklardır; hatta kumlu ve çakıllı da olsa erik için uygun arazi sayılabilir. Eriği yağışı bol olan bölgelerde sulamaya gerek yoktur; ancak çok kurak olan Yaz Ayları’nda üç veya dört defa sulamak gerekir.

Erik ağacı dikeceğimiz zaman verilecek mesafenin beş – altı metre olması yeterlidir. Çok yağışlı bölgelerde topraktaki kireç azaldığından dolayı zaman zaman Sonbahar Ayları’nda suni gübre şeklinde kireç serperek, toprağın kireç ihtiyacının giderilmesini sağlamalıyız. Eğer böyle yapmazsak, erik ağaçlarımız zamk hastalığına tutulurlar. Böyle ağaçlarda, meyve verimi de düşer ve budama yaparken kesmiş olduğumuz dal yaralarını da kapatamaz. Ev bahçelerimize erik ekerken veya erik bahçesi kurarken fidan dikeceğimiz çukurlara yarım el arabası yanmış çiftlik gübresi karıştırılmalıdır. Daha sonraları da ağaçların büyüklüğüne göre üç veya dört senede bir Sonbahar Ayları’nda yanmış çiftlik gübresi vererek, toprakla karıştırmalıyız. Ayrıca suni gübrelerden olan azotlu gübreler; ağaçlarımızın gelişmesini sağladığından metre kareye altmış gram amonyum sülfat ve kırk gram süper fosfat atmamız, çok faydalı olacaktır. Gübre atacağımız zaman ağacın dip kısmına yığmamamız gerekir. Ağaç gövdesinden bir metre uzağa atmamız ve taç dalları genişliğinde yaymamız en doğrusu ve faydalısıdır. Çünkü; ağaç emici kökleri, gövde kısmından bir metre kadar uzaktadırlar. Erik ağacımızı budama yaparken, meyve dalcıklarını tanıyarak yapmamız gerekir. Eğer bunları tanımazsak, kendi ellerimizle bilmeden erik meyvelerimizi çöpe atmış oluruz.

Erikte meyveler, genellikle bir senelik dalların dip taraflarında oluşmaktadır. Bu durumu gözeterek budama yapmamız gerekir; ayrıca ağaç üzerinde fazla dik ve kuvvetli büyüyen “obur dal” dediğimiz dallar varsa, bunlar lüzumsuz yere ağacımızın kuvvetini alacağından dolayı; bu tür dalları da kökünden keserek atarız. Erik ağaçlarında taç dalları teşkil edildikten sonra kış budamaları da olsa, fazla kalın dalları kesmememiz gerekir. İnce dallar arasında ayıklama veya seyreltme yaparak, budama yapmamız gerekir; aksi takdirde ağaçlarımızın zamk hastalığına yakalanma riski artacaktır. Erik ağaçlarımıza güzel bir şekil verdikten sonra yaşadığı sürece daima ayıklama ve yeşil budama yaparak, ağacımızın en güzel şekilde gelişmesini ve sağlıklı olarak yaşamını sürdürmesini sağlayabiliriz. Kaliteli bir meyve almanın tek yolu, bilgili ve güzel bir şekilde budama yapmakla elde edilebilir.

Başka bir konu ve yazımda buluşmak üzere, sağlık dolu günler dilerim…

Saygılarımla,

İbrahim Tınaztepe