MEYVE FİDANI DİKİMİYLE İLGİLİ ÖNEMLİ VE TEKNİK BİLGİLER

Elma Yapraklı Cotoneaster
Elma Yapraklı Cotoneaster

Meyve fidanı dikmeden veya meyve bahçesi kurulmadan önce yapılacak ilk iş, toprak tahlilidir. Toprak tahlili yapılmadan dikilecek fidandan veya kurulacak meyve bahçesinden olumlu sonuç alınamaz. Yapılacak toprak tahlili sonucuna göre; o toprağa hangi fidan çeşidi uygunsa, o çeşit dikilir. Bir de meyve bahçesi kurarken yön de önemlidir. Eğer; imkan varsa en uygun yön, Güney Yönü’dür. Güney Yönü’ne dikilecek fidanlar, diğer yönlere göre soğuktan, dondan veya buzdan daha az etkileneceğinden; diğer yönlere göre zarar görme nispeti de daha az olur.

Budanarak Şekillendirilmiş Ihlamur Ağacı
Budanarak Şekillendirilmiş Ihlamur Ağacı

Bazı kimseler, “Fidanın ilk söküldüğü yön nasılsa, dikerken de aynı yöne dikilmesi gerekir.” Demektedirler. Böyle bir şey söz konusu dahi olamaz. Fidanın söküldüğü yönü değil, kurulacak meyve bahçesinin yönü önemlidir ki; o da Güney Yönü’dür. Fidanlar dikilmeden önce ilk iş, fidan dikilecek çukurlar açılır. 75 cm genişlik ve 75 cm derinlik olarak açılan çukurlardan çıkan ilk üst toprak, ayrı bir tarafa konur; alt kısımdan çıkan toprak, ayrı bir tarafa konur. Çukurlar, fidanların dikileceği zamandan en az bir ay kadar önce açılır. Hem toprak hava almış olur, hem de toprak gübreyle karıştırılarak fidan dikimine kadar iyice birbirine geçmiş olur. Fidanı dikmeden önce yetiştiği tarladan sökerken; kökleri yaralanmış, kırılmış veya dengesiz kökleri budama makasıyla keserek hem yaralı kökler temizlenir, hem de uzun olan kökler kesilerek dikime uygun hale getirilir. Bu işleme, “Kök Tuvaleti” denir. Bundan sonra yapılacak iş, fidanın köklerini bulamaca batırmaktır. Bir kaba yanmış çiftlik gübresi ile balçık toprağı koyarak ve de su ile karıştırarak bulamaç haline getirilir. Bu bulamaca batırılan fidan kökleri; hem fidanın tutma şansını artıracak, hem de daha gür olmasını sağlayacaktır. Daha sonra fidan çukuruna fidanı bağlamak için kazık dikilir. Kazığı diktikten sonra; daha önce çukurdan çıkardığımız üst toprağı çukurun alt kısmına – fidan aşısının toprak üstüne, 5 cm yukarıda kalacak şekilde ayarlanır – fidan köklerinin üstüne çukur kazarken alt kısımdan çıkan toprak doldurulur. Fidan çukurundan çıkan üst toprağın, fidan dikerken fidan köklerinin altına konmasının sebebi; üst toprağın, alt topraktan daha faydalı ve daha verimli olmasından dolayı köklerin daha güzel beslenip fidanı daha güzel büyütmesidir. Buraya kadar yapılan işlemlerle fidanımızı dikmiş duruma geldik. Fakat; daha önce fidanı bağlamak için çukura diktiğimiz kazığa bağlamadan önce fidana, can suyu vermemiz gerekmektedir. Önce can suyu verilir; aradan bir veya iki gün geçtikten sonra toprak, iyice çökmüş olacaktır ve ondan sonra kazığa bağlayabiliriz. Kazığa fidanı su vermeden önce bağlarsak; su verdikten sonra toprak çökecek, fidan bağlı olan kazıkta asılı kalacak, fidanın kökleri de toprakla temas etmediğinden dolayı fidanın tutmamasına sebep olabilecektir. Onun için, dikim yaparken bu önemli noktaya dikkat etmemiz gerekmektedir. Ayrıca fidana koyduğumuz kazık olmazsa; diktiğimiz fidan rüzgardan ve fırtınadan dolayı devamlı sallanacak, sallandıkça fidan kökleri de sallanacak ve toprakla devamlı temas edemeyeceğinden dolayı bu da fidanın tutmamasına sebep olacaktır. Bundan dolayı fidanımıza kazık koyalım. Hem tutmasını kolaylaştıralım, hem de rüzgara, fırtınaya karşı kırılmadan yaşamasını sağlamış olalım.

Yeni Budanarak Temizlenmiş Greyfurt Ağacı
Yeni Budanarak Temizlenmiş Greyfurt Ağacı

Fidanın dikim zamanı, ağaç yapraklarının dökülmesinden sonra başlar; o da Kasım sonu olabilir. Fidan gözlerinin kabarma devresi öncesine kadar yapılabilir. Fakat; en güzel dikim ayları Marmara Bölgesi için Aralık ve Ocak aylarıdır. Bu aylarda dikilen fidanların üzerine bol bol yağmur / kar yağacak, hem toprak iyice çökerek fidan köklerine iyice yapışacak, hem de yağan yağmurlardan bünyesine depo ederek İlkbahar’a kadar daha hazırlıklı olarak çıkacaktır. Ayrıca dikerken kesilen köklerinin yaralarını daha çabuk kapatıp, tutması daha kolay olacaktır. Ondan dolayı Ocak, Şubat Aylarında dikilen fidanların tutma olasılığı en yüksek ve de en güzel aylardır. Bana göre; 25 Mart’ta yapılan Ağaç Bayramlarında eğer fidanlar tüplü değil de topraktan sökülüp, toprağı olmadan çıplak kökle dikilen fidanlar, bu tarihte Doğu Anadolu Bölgesi için uygundur; fakat Marmara Bölgesi için uygun değildir ve de yanlıştır. Sebebi şu : 25 Mart’ta havalar biraz ısınmış, toprakta biraz rutubet azalmış olacağından dolayı; fidan toprağa kök salmadan havalar daha da ısınmış olacak, topraktan gıdasını alamayan fidana bir de üstten güneşin sıcaklığı vuracak, zamanla bünyesindeki özsu da bitecektir. Ağaç bir taraftan tutmasını sağlamak için uğraşacak, bir taraftan da artan sıcaklıkla ve susuzlukla mücadele edecektir. Bu yüzden tutma oranı yarı yarıya düşecektir. Bizim de emeklerimiz boşa, paramız çöpe gidecektir. Bundan dolayı; fidanlarımız eğer saksıda veya tüplü değilse, fidan dikiminden olumlu sonuç almak istiyorsak, Aralık ve Ocak Aylarından sonraya fidan dikimimizi bırakmayalım.
Yukarıda bahsi geçen “Fidan, dikildiği zaman aşı kısmı toprağın 5 cm üzerinde olmasıdır.” Diye bahsi geçmişti. Eğer; aşı kısmı toprak içinde kalırsa zamanla ağaç bozulabilir ve kuruyabilir. Bununla ilgili İtalyanların bir tabirleri vardır. Şöyle ki; “Ağaçların kökleri, yoldan geçen koyunların çan seslerini duyması lazım.” Derler. Bu tabir, fidanların derin dikilmemesi için akılda kalacak güzel bir espridir. Bir de fidan dikerken, bol şekilde yağmur da yağsa biz can suyunu mutlaka vermemiz gerekmektedir. Yağmur ne kadar çok yağarsa, bizim verdiğimiz can suyu gibi toprağı çökertemeyecektir. Fidan kökleri boşta kalabilecektir. Bundan dolayı, can suyunu muhakkak vermemiz gerekir.
Yukarıda fidan dikiminde yaptığımız işler, bir fidanın dikilmesiyle ilgili yapılacak en güzel örneklerden biridir. Bundan sonra bütün bu emeklerin karşılığını fidanlardan bekleme hakkına sahip olabiliriz. Aksi takdirde, istediğimiz olumlu sonucu almamız mümkün olmayacaktır.