BAHÇELERDE KULLANILAN SARMAŞIK BİTKİ ÇEŞİTLERİ

Saygıdeğer Okuyucularım;

Bahçelerin şekli ve genişliği müsait olduğu takdirde, bahçenin uygun yerlerinde kameriye, pergola, çardak gibi oturma ve dinlenme yerleri yapılır. Bunların etrafında da sarmaşık gül, hanımeli, mor salkım, acem borusu (bignona), gelin duvağı (bougainvillea spectablis), çarkıfelek, yaban asması (clematis), aristolochia, yasemin gibi sarılıcı süs bitkileri yetiştirilir. Bunlardan başka bahçelerde ev ve teras duvarlar ile çıplak ağaç gövdelerini yeşillendirmek üzere kaya sarmaşığı (hedera), duvar asması (ampelopsis), polygonum gibi tırmanıcı ve sarılıcı süs bitkileri kullanılır. Bu çok senelik sarmaşık bitkilerinden bazıları şık ve gösterişli çiçekleri için yetiştirilir. Gelin duvağı, çarkıfelek, mor salkım, acem borusu, yaban asması gibi. Bunlardan bazıları ise sırf gösterişli yaprakları için dikilirler. Duvar asması, kaya sarmaşığı, polygonum bu grup bitkilerdendir. Polygonum sarmaşığı, diğer sarmaşık bitkilerinden farklı olarak pek hızlı bir büyüme gücüne sahip bulunmaktadır. Kameriye ve pergolaları dikildiği sene içerisinde örtecek şekilde bir gelişme gösterir.

Yukarıda adları sayılan çok senelik sarmaşık bitkilerinden ayrı olarak bahçelerde, merdiven ve balkon parmaklıkları ile bölme duvarlarının süslenmesinde, ömürleri bir yıl olan ve her sene tohumdan ekilerek yetiştirilen sarmaşık bitkileri de kullanılır. Bunlardan bazıları: sarmaşık güzeli (cobea), kahkaha (ipomea), bezelye çiçeği (lathyrus), şerbetçi otu (humulus) ve hoş renkli, desenli şekilde meyveleri olan süs kabakları (cucurbita) gibi sarmaşık bitkileri bu gruptandır. Bunlardan balkon ve bölme duvarlarının örtülmesinde en fazla kullanılan, kahkaha çiçeği olup oldukça hızlı büyüyen senelik bir sarmaşık bitkisidir. Üç veya dört metre kadar boylanır. Çiçeklenmesi, Temmuz’dan kırağılara kadar devam eder. Çiçekleri mavi ve pembe renkte olur; boru şeklindedir. Tohumları, Nisan – Mayıs Aylarında balkın kasalarına veya direkt yerlerine dikilir.

Bir başka konu ve yazımda buluşmak üzere…

Saygılarımla,

İbrahim Tınaztepe