FASULYE (PHASEOLUS VULGARİS)

Fasulyenin vatanı, Güney Amerika’dır. Memleketimiz halkının beslenmesinde büyük bir önemi olan fasulyenin ne zaman ve kim tarafından ülkemize sokulduğuna dair bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak fasulye, tahminen üç yüz seneden beri yetiştirilmektedir. Fasulyeye Anadolu’da muhtelif adlar verilmektedir. Mesela Erzincan ve Erzurum taraflarında “levles”, Kars’ta “lobya” denilmektedir. Fasulye, proteince zengin ve lezzetli bir sebzedir. Bundan dolayı, bütün halkımız tarafından bütün yıl boyunca sevilerek yenmektedir. Yalnız, tazesi ve kurusu değil; aynı zamanda konservesi de sarf edilmektedir.

Fasulye, bodur ve sırık fasulyesi olarak yetiştirilirler. Bodur fasulyelerde büyüme devresi, kısadır. Mahsul toplama, bir ve iki defada çabucak bitirilir. Halbuki sırık fasulyelerinde büyüme devresi, uzundur. Mahsul, sekiz defaya kadar toplanabilir. Bodur, yani yer fasulyelerinde gövde yüksekliği iki veya iki buçuk metreye kadar çıkar. Fasulyenin meyveleri iplikli veya kılçıklı olanları olduğu gibi ipliksiz veya kılçıksız olanları da vardır. Şüphesiz, meyveleri ipliksiz olanları daha uygundur. Her fasulye meyvesi içerisinde dört veya on adet tohum bulunur. Bir kiloda, bin ile altı bin arasında tohum vardır. Tohumlar, çimlenme gücünü üç veya dört sene müddetle muhafaza ederler. Ekilen tohumlar, yedi veya on iki gün esnasında toprağın yüzüne çıkarklar.

Memleketimizde yetiştirilen belli başlı fasulyeler, şunlardır: sırık çalı fasulyesi, şeker fasulyesi, sarı Ayşe kadın fasulyesi, barbunya fasulyesi, ferasetsiz fasulye, turfanda yer fasulyesi, sarı veya gelin fasulyesi. Bunlardan başka daha birçok değişik fasulye çeşitleri bulunmaktadır. Fasulyeler ekildikten elli ile altmış gün sonra ilk mahsul toplanır. Fasulye, ılık iklimlerde iyi yetişen bir sebzedir. Memleketimizin sahil iklimleriyle beraber yüksek yayla iklimlerinde de başarı ile taze fasulye yetiştirilmektedir. Fasulye sıcaktan ne kadar hoşlanırsa, soğuk ve donlardan da o kadar korkar. Fasulyenin suya karşı ihtiyacı da fazladır. Bilhassa fasulyeler, çiçek açıp da meyve bağlamaya başladıkları zaman sık sık sulanmaya muhtaçtırlar. Fazla rutubetli bölgelerde ve ağır topraklarda yetiştirilen taze fasulyeler yaprak ve meyvelerinde sık sık mantar hastalıklarına da rastlanır.

Fasulye çok kuru ve çok ıslak toprakları sevmez. Suyu geçiren, tınlı – kumlu topraklardan hoşlanır. Gübrelenmiş orta ağırlıkta topraklarda iyi yetişir. Çok rüzgarlı yerlerde sırık fasulyeleri, ekmemelidir. Çünkü; herekler bu rüzgarlardan dolayı çabuk devrilirler. Fasulye çimlenip toprağın yüzüne çıktıktan sonra birinci çapası yapılır. Bitki, on veya on beş santim boylanınca ikinci çapa ile boğazları doldurulur. Fasulyelere başlangıçta erken su vermek, doğru değildir. Erkenden suya alıştırılan fasulye bitkisi, boya kaçıp mahsule yatmazlar. Ancak; fasulyeler, çiçek açıp mahsul bağladıktan sonra Yazın, sıcak yerlerde dört veya beş günde bir, bol su verilmelidir.

Bir başka konu ve yazımda buluşmak üzere…

Saygılarımla,

İbrahim Tınaztepe